17 06 2008
Noterlik Zor Zenaat Vesselam
Yakın siyasi tarihimiz de sıkça duyduğumuz küçümseyici bir slogan olan " Çankaya Noteri" tanımlamasının ne kadar haksız bir yaklaşım tarzı olduğunu sanırım son birkaç ay boyunca yaşadıklarımız kanıtladı. Aslında hayatın pek çok alanında hepimizin yolu notere düşmüştür desek abartmış olmayız. Gittiğimiz noterler de gördüğümüz ciddiyet ve resmiyet , noterin son imza aşamasında evrakları kontrolu , kimi zaman düzeltme için katiplere geri göndermesi , vekaletname istediğimizde detaylı sorgu ve sualleri yapılan işin şakaya gelir yanı olmadığını gösterir bizlere. Hele birde aranızda noterden aldığı belge ile işini halledemeyen varsa , daha iyi bilir iyi ve yeterli katiplerin değerini ki ; notere derdini tam anlatarak istediği düzenlemeyi alabilmenin yolunun yeniden ödenecek ve çok büyük bölümü resmi harçlardan oluşan ücretten geçtiğini gördüğünde. Sadece noterler değil pek çok resmi daire veya özel kuruluşun yöneticileri altına imza attıkları evrakın gerek maddi gerekse içerik açısından doğru olması için ayrı bir çaba sarf ederler. Ne kadar olsa " söz namustur" anlayışına haklı olarak , sahip bir millet için , sözün yada altına imza atılan belgelerin pek farkı olmaması ve yapılan yanlış işlemlerin düzeltilmesi için bile bazen çok yüksek bedeller ödenebilmesi , yada astlarının gözünde küçük düşmemek , en basitiyle işini doğru yapmak iyi bir yöneticinin vasfı olsa gerek. Sadede gelirsek ; son bir kaç ayda yaşanan ve basına yansıyan gelişmelere bakarsak aslında "Çankaya Noteri" olmanın bile ne kadar zor bir iş olduğu ortada. Çankaya noteri yaftası yapıştırılarak küçümsenmek istenen şahıslara gelince hiç boşuna üzülmesinler , " Çankaya Noteri " olabilmenin ne kadar zor olduğunu bizzat kendi hareket ve imzalarıyla gösterdiler. Aynaya baktığında noterlik bile yapamadığını bilmek insana nasıl bir yüz ifadesi verir bilemem tabi ama ben o yüz ifadesini düşündüğümde inanın çok hoşuma gidiyor. Son söz şu ki toplumun önünde kibirle dolaşıp çok büyük devlet büyüğü olduğunu sanan bu insanlar , aslında ne mal olduklarını hatırlatan bu tip olaylar karşısında sırtlarını hakikate döndükleri ölçüde aynı duruma düşmeye mahkum olurlar. Eee nede olsa zarf değil mazruf önemli iki gözüm , (anladın sen onu)...
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
0 yorum:
Yorum Gönder